Türkiye ve dünyada yaşanan gelişmeler, Gazze’yi gündemden düşürmemeli, soykırım görmezden gelinmemeli.
Hiçbir gelişme yaşanan soykırım kadar ciddi olamaz. Başka meseleler toplu katliamların yaşandığı ve her türlü hak ihlallerinin yaşandığı bir meseleden daha önemli olamaz.
Gazze halkı siyonist işgal rejimi tarafından 7 Ekim 2023’ten bu yana soykırıma maruz kalıyor. Gazze’de çocuk, kadın, bebek ve sivil insanlar katlediliyor.
Birkaç yüz kilo metre ötemizde insan haklarına aykırı her türlü cürüm işleniyor. Evler, hastaneler, camiler, okullar, kamu binaları ve içtimai yaşama ait ne kadar yapı varsa bombalanıyor. Hiçbir ölçü ve kaide tanımayan barbar ve vahşi Siyonistler dünyanın gözlerinin içine baka baka bir halkı yok etmek istiyor.
Devletler bu zulme suskun sadece kınama mesajlarıyla günü kurtarmaya çalışıyor.
İslami sivil toplum kuruluşları başta olmak üzere insanlık haysiyetinin yükünü yüklenen vicdan sahibi halklar yaşanan zulme tepki gösteriyor, Gazzeli kardeşlerinin yanında yer alıyor.
Dünyanın birçok ülkesinde büyük çaplı protestolar düzenleniyor, soykırımın son bulması için büyük bir çaba gösteriliyor.
Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de vicdan sahipleri meydanları boş bırakmadı. Özellikle Diyarbakır halkı Gazze’de yaşanan mezalimi yüreklerinde kor ateş gibi yaşadılar. Acı ve hüznü iliklerine kadar yaşayan Diyarbakır halkı, her platformda mazlum Gazze halkının yanında yer aldı.
En son sahur vaktinde nazik ve nazenin bedenler siyonist barbarların bombaları altında toprağın kara bağrına bırakıldı. Ateşkes anlaşmasını ihlal eden siyonist işgal rejimine büyük bir öfke vardı. Bu öfke Diyarbakır’da da kendini gösterdi.
İslami sivil toplum kuruluşları tarafından Ceylan Avm’nin önünde kitlesel basın açıklaması düzenlendi. Basın açıklamasına yediden yetmişe insanlık haysiyetini yüklenen tüm Diyarbakırlılar katılım gösterdi.
Diyarbakırlılar tek yürek oldu. Siyonist vahşetin durması için başta Türkiye olmak üzere 57 İslam ülkesinin tepkisizliğine ve bu vahşete seyirci kalmasına tepki gösterdi.
Okunan basın metninde manidar mesajlar verildi. Diyarbakır’da okunan basın metininde öne çıkan başlıklar şunlardı:
“Gazze'de büyük bir katliam gerçekleşti. Binlerce bebek, çocuk, kadın ve mazlum kardeşimiz toprağın kara bağrına bırakıldı. Vicdanlar kor ateş oldu. Mazlumun ahı arşa ulaştı… Anaların feryatları vicdanları ateşe verdi. Artık ne söz yetiyor ne kelam.
Dünya bu zulme yine sessiz kaldıkça zulüm daha da katmerleşmektedir. Zulümle abat olunmaz. Elbet bir gün hesap verecekler.
Siyonist işgal rejimi, ABD ile koordineli bir şekilde Gazze'de çadır kentlere saldırdı. Hiçbir kutsalı, kuralı, kaideyi ve ölçüyü tanımayan modern çağın vahşi yüzünü bir kez daha görmüş olduk.
Siyonist rejim ve destekçisi ABD başta olmak üzere batılı ülkeler, İnsanlığın vicdanında daimi mahkum olacaktır. İnsanlık tarihi var olduğu sürece hep lanetle anılacaklardır. Zulümle abat olunmaz. Mutlaka yapılan bu zulümlerin hesabı bir gün sorulacaktır.”
Diyarbakırlılar tek bir ağızdan bu zulmün sona ermesi için yetkiyi ellerinde bulunduran iktidarlardan şunu talep etti:
“Dünyanın özgür halklarından ve vicdan sahibi devlet liderlerinden talebimiz şudur:
-Ateşkesi ihlal eden siyonist işgal rejimine baskı kurulmalı, yeniden ateşkese geri dönmesi sağlanmalıdır.
-Ramazan ayının başından bu yana Gazze'ye insani yardım girişinin engellenmesine son verilmeli, insani yardımların ulaşması için her türlü çaba gösterilmelidir.
- Direnişe askeri, lojistik, teknolojik destek verilmelidir.
-HAMAS'ın Gazze'de kalıcı ateşkesin sağlanması yönündeki şartlarına destek verilmelidir.
- Uluslararası kararlar neticesinde, Gazze'de kalıcı ateşkesin sağlanması, işgalcilerin Gazze'den çekilmesi, Gazze'nin yeniden imar edilmesi, insani yardımların ulaştırılmasına yönelik söz konusu kararların pratikte yerine getirilmesi için Siyonist şer ittifakına karşı baskı yapılmalıdır.
-Siyonist işgal rejimine destek sağlayan ürünleri boykot etmeye devam ediniz.
-Meclise sunulmuş olup uzun süredir bekletilen, Gazze’de soykırım suçunu işleyen Türkiye vatandaşı Siyonistlere yönelik çifte vatandaşlık yasası kanunu ivedilikle yasallaşmalıdır.
-Gazze'de soykırım suçunu işleyen Türkiye vatandaşı Siyonistler cezasız kalmamalı, hukuk önünde yargılanıp en ağır ceza ile cezalandırılmalıdır.
-Siyonist işgal rejimi, denize dökülüp haritadan silinene kadar azim ve kararlılıkla Kudüs davasını savunmaya devam edeceğiz.”
Diyarbakır halkı mazlumların safında yer almaya devam edeceğini ve zulüm son bulması için ellerinden gelen her türlü imkanı seferber edeceklerini bir kez daha yeniledi.
Gazze başta olmak üzere işgal altında olan tüm zulüm beldelerinin bir an önce özgürlüğüne kavuşmasını için Diyarbakır halkı tek yürek oldu. Gazze hiçbir zaman gündemimizden düşmesin. Tıpkı Diyarbakır’ın gündeminden düşmediği gibi.
Gazze’nin yanında duran özgür ruhlu Diyarbakır halkına bir kez daha selam olsun.