Bundan tam 2 ay önce 19 Ocak’ta direniş hareketi HAMAS ile terör çetesi İsrail arasında 3 aşamalı ve sürece yayılmış bir ateşkes antlaşması yürürlüğe girdi. Fakat ikinci aşamaya geçilmeden antlaşma dün itibari ile tek taraflı olarak İsrail terör çetesi tarafından bozuldu.

Ateşkesin yürürlüğe girdiği ilk günden beri aklıselim olan hiçbir insan İsrail terör çetesine güvenememiş, sonucun böyle olacağını tahmin etmişti. Neticede İsrail’e asla güvenilemeyeceği bir kez daha teyit edilmiş oldu.

Ateşkes ihlali ilk defa dün gerçekleşmedi. Yürürlüğe girdiği günden itibaren İsrail terör çetesi sürekli bir şekilde ateşkesi ihlal ediyordu.

Hatırlanacağı üzere direniş hareketi HAMAS’ın Siyasi Büro Üyesi Usame Hamdan 3 Mart tarihinde yaptığı açıklamada İsrail terör çetesinin ateşkesi 962 kez ihlal ettiğini ve bu süre içerisinde 116 Filistinliyi katlettiğini, binden fazla kişiyi de yaraladığını ifade etmişti.

Hamdan açıklamasının devamında şunları dile getirmişti:

“İsrail günde ortalama 50 yerine 23 yakıt kamyonunun Gazze’ye girişine izin veriyor. İsrail anlaşmada öngörülen 60 bin mobil ev yerine Gazze'ye sadece 15 mobil evin girmesine izin verdi. Enkazı kaldırmak için en az 500 iş makinesine ihtiyaç varken, Gazze'ye 9 iş makinesinin girmesine izin verildi. Yeniden inşa malzemesi ve tıbbi ekipman kısıtlandı. İsrail elektrik santralinin yeniden çalıştırılmasına izin vermedi"

İsrail terör çetesi kurulduğu ilk günden bu yana yüzlerce kez antlaşmalar imzalamış ama hiç birine uymamış ve hepsini de kendisi tek taraflı bozmuş.

Böylesine lanetli bir kavim daha önce yeryüzüne gelmiş mi, imkânsız. Bundan sonra gelecek mi o da imkânsız.

Neden mi? Çünkü İsrail terör çetesinin yapmadığı hiçbir ahlaksızlık ve hiçbir alçaklık kalmadı ki ondan sonra başka birileri onu yapsın. Kim bundan sonra hangi alçaklığı yapacaksa zaten öncesinde İsrail terör çetesi yapmıştır. Bundan dolayı bu lanetli kavimden daha kötüsü olamayacak.

Yaklaşık 80-90 yıl boyunca Ben-i İsrail’e peygamberlik yaptığı tahmin edilen Hz. Musa (as) Peygamber, bu lanetli kavimden ne çekti, bir o bilir bir de Allah bilir.

Musa (as) Peygamberin birkaç günlük yokluğunda bile hemen bir puta tapan bu kavim, Musa (as) peygambere ne iftiralar atmadılar ki...

Musa (as) Peygamber hakkında müstehcen dedikodular mı yapmadılar…

Emirlerine mi karşı çıkmadılar…

Allah’ın Aziz Peygamberi ne çok çekti bu lanetli kavimden…

Gerek maymuna dönüştürülen atalarından gerekse de şu anki torunlarından anlaşılan odur ki İsrail terör çetesinin zor dışında anladığı tek bir dil yok. Ne uluslararası antlaşmalar, ne insanlık vicdanı ne de şiddetsiz eylemler

İsrail terör çetesi bunların hiç birinden anlamıyor. Anladığı tek dil silahtır. Bunu uzaktan takip eden biz bile anladıysak onlara yakın yaşayan Filistinli Müslümanların bunu hakkalyakin derecesinde bildiği şüphesizdir. Bundan dolayıdır ki Aksa Tufanı hareketi başlatıldı.

Aksa Tufanı’nın doğduğu güne selam olsun…

Aksa Tufanını başlatanlara selam olsun…

Aksa Tufanına destek verenlere selam olsun…

Ben insanım diyen herkesin bu lanetli kavme karşı yapabileceği bir şeyler vardır, kesinlikle.

Elinde yetki olanlar, icra makamında olanlar bu çeteye karşı her türlü ticareti kesmeli, petrol ve su kaynaklarını kurutmalı, onlara karşı savaşan direniş hareketlerine her türlü silah ve istihbarat desteği sağlamalıdır.

Yetki makamında olmayanlar ise, İsrail terör çetesi menşeli hiçbir ürünü evine almayarak onlara ekonomik boykot uygulamalıdır.

Yazarlar-çizerler İsrail terör çetesinin vahşetlerini ve gerçek yüzlerini insanlara yazmalı…

Alimler, hatipler bıkmadan usanmadan anlatmalı…

Yönetmenler film çekmeli…

Ressamlar bu vahşeti çizmeli…

En nihaye herkes bu vahşeti gündeminin birinci sırasına koymalı… Ben insanım diyen herkes karınca misali hiç olmazsa tarafını belli etmelidir.

Gazze unutulmamalı, ikinci üçüncü plana atılmamalıdır.

Yarın Ruz-i Mahşer’de sadece oturup seyredip ağladım diyenlerden olmamak için muhakkak bir şeyler yapmalıyız.

Rabbim bizlere İsrail terör çetesine karşı insanlığın yanında duracağımız imkânlar nasip etsin.

Bir daha ki yazımızda görüşmek üzere…