Bayramda eşe verilen tuz hakkı nedir, biliyor musunuz? Bayramda eşe verilen tuz hakkı nedir, biliyor musunuz?

Her yıl mart ayının son pazartesi günü ile başlayan hafta Kütüphane Haftası olarak kutlanıyor. Kütüphane haftasında okumanın şekli ve önemi hakkında konuşan İdeal Eğitim Vakfı Başkanı Muhammed Şakir, internet okumasının klasik okumanın yerini tutmadığını belirterek teknolojinin okuma alışkanlıklarına olumsuz etkilerinden söz etti.

İslam medeniyeti kütüphane üzerine inşa edilmiş bir medeniyet olduğunu söyleyen Şakir, "Öncelikle bilmeliyiz ki bizler için her gün dünya kütüphaneler haftası olmalı. Çünkü İslam medeniyeti kütüphane üzerine inşa edilmiş bir medeniyettir. İslam medeniyetinden bahsettiğimizde okumadan, kitaptan bahsettiğimizde kütüphaneden bahsetmiş oluruz. Bu nedenle okumayı kütüphaneler haftası veya günü şeklinde bir sınırlandırmayı doğru bulmuyoruz am teşvik yönünden bir zararı yok, istifade edile bilinir. Bizim daha çok şuna odaklanmamız gerekir ki kütüphane dediğimizde akla okuma gelir." dedi.


Muhammed Şakir

"İnternet ve sosyal medya okumaları doğru bir okuma değildir ve faydası da yoktur"

"Okuma oranının aşağılara indiği, seviyesinin çok düştüğü bir zamandan geçiyoruz." diye belirten Şakir, "Sadece Türkiye'de değil, dünya genelinde de okuma düşüklüğünden söz edebiliriz. Bunun temel sebeplerinden biri muhakkak şu an dünyayı kasıp kavuran ve belli bir ivme kazanan teknoloji okumaları diyebiliriz. Burada yanıltıcı bir okuma söz konusu. İnsan oraya bağlandığında veya internet-sosyal medyadan bir şeyler okuduğu zaman aslında okumuş olmuyor. Çünkü oradaki okuma bizim düşündüğümüz tarzda kütüphane merkezli bir okuma değildir. Kütüphane merkezli okumada elinize kitap, kalem ve not defterini alır ve okumaya bir zaman vermiş olursunuz. Bu zaman zarfında okuduğunuz kitabın satırlarına girerek içerisindeki anlamlara ulaşıp bir şekilde hayatınızla özdeştirildiği zaman bir okumadan söz edilebilir. Dolayısıyla sosyal medya okumalarını doğru bir okuma olarak değerlendirmiyoruz. Bunun çok da faydası olduğuna inanmıyoruz." ifadelerini kullandı.

"Her kitap bir dünyadır"

İnsanın kendini yetiştirmesi ile anlayış ve bakış açısı konularında daha çok kitaba dokunarak satırlar arası seyahatler edip kelimelerden anlamlar çıkarma ve bu anlamları hayatla bütünleştirmek kaydıyla bir okumadan söz edilebileceğini dile getiren Şakir, şunları kaydetti:

"Etkileyici ve faydalı okumadan bahsetmek gerekirse elinize aldığınız kitap için bir haftalık zaman belirtiyorsunuz. O kitap okunuyor fakat bazen yazarın bazen kitabın ismi unutulur veya içeriği tam anlamıyla anlaşılmaz. Bu; konsantrasyonu sağlanmamış, bozuk bir okumadır. Asıl okuma; kitabın içeriği, kapağı, estetiğine çok takılmadan anlamlardan bir okuma yapmadır. Etkileyici okuma da okunacak kitabı yanında bir not defteri ve kalem bulundurulmalı, kitaba temas edilmeli ve okuma süresi bırakılmalıdır. Bu süre zarfında kişiyi meşgul edecek hiçbir öğe olmamalı. Çünkü kişi okurken o kitapla bir dil arkadaşlığı kurmuş ve adeta hasbihale dalmıştır. Çünkü her kitap bir dünyadır. Kitaba merhaba denildiği andan itibaren o kitabın anlam yolculuğuna çıkılmış olur. Yani o yolculuğa çıkılmışken notlar alınabilmeli. Çünkü sayfaları çevirip satırları okurken akla çok şeyler gelir ve muhakkak her bir paragraf veya bölümü kişiye bir şeyler anlatır. Dolayısıyla kitabın aktardığı ile kişi kendi yaşamı arasında bir mukayese yaptığında alınacak notlardan faydalanılabilir."

"Ev içerisinde anne ve baba okuma yapıyorsa bu alışkanlık çocuklar üzerinde bir etki yapacaktır"

Ev içerisinde ailelerin kitap okuma programlarının olması gerektiğini vurgulayan Şakir, "Müslüman için okuma, Kur'an ve sünnet etrafında yazılmış, ortaya çıkmış eserlerle buluşma ve onlardan istifade etme şekliyle olur. Bu okuma yapılırken tek başına yapılmamalı; anne, baba, eş, evlat, dayı, amca, teyze veya halalardan uygun olanla yapılabilmeli. Tabi ki bu okumanın muhakkak ahlakımıza, değerlerimize, bakış açımıza etki etmesi lazım. Bu etkileşim olduğunda asıl okuma olmuş olur. Nitekim çocuklarda büyüklerinden etkilenir. Ondan dolayı burada anne ve babaya vazife düşüyor. Ev içerisinde anne ve baba okuma yapıyorsa bu alışkanlık bir şekilde çocuklar üzerinde bir etki yapacaktır. Dolayısıyla anne ve babanın kendine has bir okuma programı olmalıdır. Haftalık en az 100 sayfalık bir okuma yapılabilmeli." dedi.

"Her evde muhakkak bir kütüphane oluşturulmalı"

"Okuma yapmayan insanda olumluluklar üzerinde bir artış olmaz ama okuyanda daima bir ziyadeleşme olur." İfadeleriyle sözlerine devam eden Şakir, son olarak şu tavsiyelerde bulundu:

"Anne ve babalar şunu bilsin ki kendilerinin okuma programları varsa bir şekilde yönlendirmelere gerek duyulmaksızın çocuklarda onları taklit ederek zaman içerisinde bir okuma programı oluşturur. Tavsiyem her evde muhakkak bir kütüphanenin oluşturulması lazım. Bu kütüphanelerin özellikle namaz kılmak için ayrılan odalarda bulunması çok daha güzel ve anlamlı olacaktır. Bu kütüphanede de İslami kültür külliyatından muteber eserler başta olmak üzere bir Müslümanın gelişmesine katkı sunabilecek tüm eserleri bulundurmamız faydalı olacaktır."

Kaynak: İLKHA