Araştırma, Nature Cancer dergisinde yayımlandı ve yaşam boyu kanser riskiyle bağlantılı iki farklı epigenetik durum tanımlandı. Bu durumlardan biri daha düşük riskle ilişkilendirilirken, diğeri daha yüksek bir riski gösteriyor.
Düşük riskli epigenetik duruma sahip bireylerde kanser gelişirse, bu kanserin lösemi veya lenfoma gibi sıvı tümörler olma olasılığı daha yüksek.
Yüksek riskli epigenetik duruma sahip bireyler ise akciğer veya prostat kanseri gibi katı tümörler geliştirme eğiliminde.
Van Andel Enstitüsü Epigenetik Bölüm Başkanı ve çalışmanın ortak yazarı olan Dr. J. Andrew Pospisilik, “Çoğu kanserin yaşamın ilerleyen dönemlerinde ve genetik mutasyonlar nedeniyle ortaya çıktığı düşünülüyordu, bu yüzden gelişimin kanser riskini nasıl şekillendirdiğine dair derin bir araştırma yapılmamıştı. Bulgularımız, bu bakış açısını değiştiriyor. Tanımladığımız iki farklı epigenetik durum, kanserin kökenlerini incelemek için tamamen yeni bir araştırma alanı açıyor” dedi.
İnsanlar yaşlandıkça DNA hasarı ve diğer faktörlerin birikmesi nedeniyle kanser riski artar. Ancak her anormal hücre kansere dönüşmez. Son yıllarda, epigenetik hatalar gibi diğer faktörlerin de kansere katkıda bulunduğu keşfedildi.
Epigenetik, DNA’daki talimatların nasıl ve ne zaman uygulandığını düzenleyen süreçlerdir. Bu süreçlerdeki sorunlar, hücrelerin kontrol mekanizmalarını bozarak hasta hücrelerin hayatta kalmasına ve yayılmasına olanak tanır.
Çalışmada, Pospisilik ve ekibi, farelerde Trim28 geninin düşük seviyelerde bulunmasının, kanserle ilişkili genlerde iki farklı epigenetik işaretleme düzenine yol açabileceğini keşfetti. Bu desenler, gelişim sırasında oluşur ve hangi kanser risk durumunun ortaya çıkacağını belirler.
Çalışmanın başyazarı ve Pospisilik Laboratuvarı’nda araştırmacı olan Dr. Ilaria Panzeri, “Herkesin belirli bir düzeyde kanser riski vardır, ancak kanser oluştuğunda bunu genellikle sadece ‘kötü şans’ olarak düşünürüz. Ancak, kötü şans, neden bazı insanların kansere yakalandığını, bazılarının ise yakalanmadığını tam olarak açıklamaz. En önemlisi, kötü şans tedavi edilemez. Ancak epigenetik hedeflenebilir. Bulgularımız, kanserin kökenlerinin gelişimin hassas döneminde başlayabileceğini gösteriyor ve bu da hastalığı incelemek için yeni bir bakış açısı ve teşhis ile tedavi için potansiyel yeni seçenekler sunuyor” dedi.
Araştırma ekibi, bu iki epigenetik durumun vücuttaki çeşitli dokularda bulunduğunu tespit etti. Bu bulgu, gelişimsel epigenetik riskin farklı kanser türlerinde yaygın olabileceğini gösteriyor. Gelecekteki çalışmalarda, bu iki epigenetik durumun belirli kanser türleri üzerindeki etkileri daha ayrıntılı olarak incelenecek.